30 Kasım 2008 Pazar

Futbolu Neden Seviyoruz #9


bu günkü kurbanımız su topu sporu olsun istedim efendiler. su topu sporunu bi tanıyalım öncelikle. 2 takım maksimum 15'erden havuzun kenarına dizilirler ilk önce. bu arkadaşlar iri yarı, kıyım tiplerdir. formalarını kafalarına geçirdikten sonra bu 15 arkadaştan 7 si suya atlar. geride kalan 8 kişi yedek bekler (gördüğünüz gibi oyuncudan çok yedek var). içerisi havuz suyundan dolayı hamam ılıklığında ve full rutubet. havuzun iki ucunda halı sahalardan araklanmış japon kaleler bulunur. hakemler ise us polo'lu veya dockers'lı halleleriye, bill gates'in bodrum sahillerinde gezdiği gibi suya girmeden havuz başında maçı yönetir.

topa sahip olan takım 35 saniye içinde hücumu sonlandırmak zorundadır. top sizdeyse her zaman hücumdasınız, böyle de bir güzelliği var. topu sürecek olan arkadaş topu önüne bırakır yüzmeye başlar. top iri kıyım arkadaşın kah kafasına, kah koluna dalga eşliğinde çarpa çarpa ilerler. rakip bastırınca topu en yakın arkadaşa verirsiniz. sık sık futboldaki gibi küçük üçgenler kurarlar. al gülüm ver gülüm eşliğinde kaleye yaklaşınca şutunuzu çekersiniz. bi de yerden şut vardır. taş sektirir gibi. gerilir piiuuvvv diye atarsınız topu. 1, 2, 3 sekti derken kaleye girer top. kalecilerde umumiyetle slow motion hareket ederler. faul itirazları da bir gariptir, ''hoca görmüyor musun ya boğuluyordum valla''. kavgaları ise daha bi garip. iki eli topuz yaparak, su üzerinde 60 derecelik açı çizmek. ''aha gözüme su attı, al sana dalga vuuroooovvv''. izleyene de pek zevk vermez. tribünde maçı 2d football manager izler gibi izlersiniz. sadece renkli kafalar falan. hoş onuda izleyemezsiniz zaman zaman sıçrayan sulardan.

ah ah oysa futbol öyle mi. kızınca alırsın topu ayağına başlarsın çalıma. gergin ortamda 1. , 2. derken 3. indirir seni aşağıya. horozlanırken birbirinize o arada diğer çocuklar gelir. her an valencia - inter maçına dönebilir kavga. uçan tekmeler, sağ kroşeler. ayrıca hücum süresi diye bir şey yok. kötüysen hücum yapma şansın çok az. buna rağmen topu şişirerek pozisyon bulman da olası. 'su topu'nda olmayan topun yuvarlaklığı burada geçerli işte. futbolu izlerken aldığınız keyfin tarifi zor. yeşil çimlerin üzerinde çalımları, şutları, pasları izlemek açık ve net. toprak sahada bile toz bulutundan oyuncu göremedim diyen yoktur. hiç gitmedim ama heralde nou camp ta bile pozisyonu göremedim diyen yoktur.

5 yorum:

Çubuklu Sevdalısı dedi ki...

güzel yazı olmuş massimo

voodoo girl dedi ki...

kız yorumu yapıyorum: su topçularındaki vücut da kimsede yok yalnız.

talento dedi ki...

vücut güzel olsa kime ne fayda, zaten su altında...

Çubuklu Sevdalısı dedi ki...

vücüt falan varda canavar gibiler bence fazlası zarar

Averajla Şampiyon dedi ki...

Lan ben de bir zamanlar su topu oynuyodum! Yalnız hayvan gibi sert ve zor bi spordur. Antrenmanlar o kadar ağır geçer ki, maç yapmak 9 aylık oynamak gibi gelir bazen.
200 şınav + 300 mekik + 4-6 km yüzme antremanları bilirim. Cumartesi-Pazar sabahları sabah 7de de antrenmanlar olurdu. Sonucunda bir hayvan oluyorduk, ama hayat gidiyordu. Ben de dayanamayıp, bıraktım zaten. Sade yüzmek iyidir.