foto etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
foto etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ocak 2012 Cumartesi

...


5 Kasım 2011 Cumartesi

Happy Halloween

Geçen hafta ecnebilerin cadılar bayramı vardı. Her ne kadar geçmiş olsak da Juventus.com'un hazırladığı görselleri bloga eklemeden edemedim ;









4 Ağustos 2011 Perşembe

Fıkraya yakın


Bir Portekizli, bir Fransız, yarı Alman-yarı Türk, 3 tane de Çinli. 
Sezon öncesi çalışmaları için Çin'de bulunan Real Madrid, Guangzhou Evergrande ile yapacağı maç öncesinde seremoni de bu kare çıkıyor. Çok hoşuma gitti gerçekten.

Victor Fraile / Getty Images

13 Temmuz 2011 Çarşamba

Çinliler'in Liverpool aşkı çok başka




Asya Tur kapsamında Çin'in Guangdong şehrinde bulunan Liverpool, Guangdong Sunray Cave takımıyla oynadığı karşılaşmada binlerce fanatik taraftar ile karşılaşmış. Meraktayım TT Arena'da nasıl tribün görüntüleri ortaya çıkacak. 
kaynak; AFP / Mike Clarke 

15 Haziran 2011 Çarşamba

Beckenbauer&Breitner


Eylül 1984, Franz Beckenbauer ve Paul Breitner... 1983'te futbolu bırakan ikili, Münih Olimpiyat Stadı'nda Bayern Münih-Köln maçını izlerken emekliliğin tadını böyle çıkarıyor.

9 Haziran 2011 Perşembe

Foto Kariyer; Ronaldo Luís Nazário de Lima

(1993-1994) Efsanevi driplingler profesyonel olarak Cruzeiro formasıyla yapılmaya başlandı.

(1994) ABD'de düzenlenen Dünya Kupasında kadrodaydı Ronaldo. O zamanlar henüz 18 yaşında. 

(1994-1996) Ronaldo, PSV formasıyla Avrupa'ya ayak bastı. Daha ilk sezonunda çıktığı 33 lig maçında 30 gol atmayı da ihmal etmedi. 

(1996-1997) Sadece 1 sene izledik Barcelona'da. Ama artık tüm dünya Ronaldo'nun ismini biliyordu. O zamanlar çok sesli sorulmaya başlandı, Ronaldo yeni Pele mi diye. Toplam 49 maç 47 gol...

(1997-1998) Rekor bir ücretle Inter'e transfer oldu. Zamanın parasıyle Moratti, 48 milyar liret saydı Brezilyalı için Barcelona'ya.1997 senesinde de IFFHS tarafından yılın gol kralı ödülünü aldı.

(1998) Fransa 98 Dünya Kupası'nın da en büyük yıldız adayıydı. 4 gol atabildi sadece. Finalde ise oynayıp oynamayacağı büyük polemik konusu olmuştu. Çıktı, oynadı, çok da etkili olamadı. Horoz evinde ötmüştü.

(1997-2002) Sanıyorum her futbolseverin yıkıldığı anlardan biridir. İleride çok çekeceği diz sakatlığının ikinci darbesi... Inter'in Lazio ile oynayacağı maçta aylar sonra sahaya çıkabilecek olmanın heyecanını hissediyordu yedek kulübesinde. Bizse ekran başındaydık. Lippi Ronaldo'yu oyuna sokarken sonradan ne kadar pişman olacağının farkında değildi. Hatırladığım kadarıyla en fazla 10 dakika oynadı. Bir çalım atayım dedi, yere yığıldı kaldı.

(2002) Kore ve Japonya'nın ortaklaşa düzenlediği Dünya Kupası'nda hala sakatlığı ön plandaydı. O ise tam olarak hazır geldi turnuvaya. Golletiyle olduğu kadar saçlarıyla da damga vurdu kupaya. Yarı finalde bizi, finalde de Almaya'yı boş geçmedi. Turnuva boyunca attığı tam 8 golle kariyerini süslerken Real Madrid'den bol sıfırlı teklifi de aldı.

(2002-2007) İlk 'Los Galacticos'un yıldızıydı. 39 milyon euroya gerçekleşti transferi. Takımda sık sık çıkan gruplaşma söylentilerine karşı Fiorentino Perez'in prensiydi. Kiloluydu ama atıyordu. Kendisiyle en çok dalga geçildiği dönemde Manchester United deplasmanında coştu. Old Trafford'da 3 gol atarak takımını ipten almıştı. Real Madrid'deki son 1,5 senesi ise kötü geçti. 2006-07 sezonunun devre arasında Milan'a transfer oldu.

(2006-2008) Milanda ilk sezonunda yarım devre oynayan "el fenemeno", 14 maçta 7 gol attı. Oldu dedik, geri geldi dedik, olmadı, sakatlandı. Ertesi yıl kayıptı. Sezon sonunda da ülkesine döndü.

(2009-2011) Corinthias'a transfer oldu. Ülke rahattı. İlk senesinde ağları yine doldurdu. Ama artık git gide kilo alıyor, beyni ayaklarına hükmetmiyordu. takımın aldığı kötü sonuçlardan dolayı da taraftarların sabrı taşmıştı. Ronaldo gözyaşlarıyla veda toplantısı düzenledi. 14 şubatın arefesinde futbola veda etti.


Son kez araya kaçarken... Önceki gün Brezilya'nın Romanya ile oynadığı hazırlık karşılaşmasında son kez milli formayı giydi. Romanyalı futbolcular çok şanslı olmalı. Böyle bir efsane ile oynama şerefine eriştiler.


14 Mayıs 2011 Cumartesi

Peru'da bir Baggio


Peru'da geçen yıl yaşanan sel felaketiyle harabeye dönen İncalar'ın başkenti, tarihi şehir Cusco, Roberto Baggio'nun ziyaretine nail oldu. Binden fazla çiftçi ve alpaca yetiştiricisine destekte bulunan FAO (Food and Agriculture Organization)'ın elçisi vasfı ile bölgeye giden Baggio, t-shirt ve bol bol imza dağıtmış. 

4 Nisan 2011 Pazartesi

Milano Derbisinde tribünler








Bizde sporda şiddet yasası konuşuladursun, Milan taraftarı "merda"ları, "bastardo"ları, "infame"leri pankart yapıp stada soksun. Leonardo adını unutulmazlara yazdırmıştır lâkin bir de "bizi sevenleri üzmeyelim baba" şeklinde yazdırmak vardı.
ve
2 golle yıldızlaşan Pato'nun motivatörü Barbara


Jackson'da sıkıntı var


Bugünlerde Fulhamlılar başkan Mohamed El Fayed'e tepkili. Mısırlı başkan Craven Cottage'in önüne hayranı ve aynı zamanda arkadaşı olduğu (1999'da El Fayed'in davetlisi olarak Fulham maçını izlemeye gelmişti) Michael Jackson heykelini dikince taraftarlar bu durumu yadırgamış. Başkan ise tepkilere çok da sert tepkiler vermiş: "Beğenmeyen Chelsea taraftarı olabilir. Eğer bunu anlamayacak ve takdir etmeyecek bazı aptallar olursa cehenneme kadar yolları var"
El Fayed bir yandan da ticari açıdan bakıyor. Londra'ya gelenlerin Michael Jackson heykelini de ziyaret edeceklerini, bu sayede hem stadın görülebileceğini hem de reklamını yapabileceğini savunuyor. 


Nerede o eski karizma


Her seferinde objektiflere karizma yansıyan Jose Mourinho'yu hiç böylesine çaresiz ve umutsuz görmüş müydünüz? Kolay değil, 23 Şubat 2002'den beri süregelen 9 yıllık zamanda tam 150 iç saha maçında mağlup olmamıştı Portekizli teknik adam.

13 Mart 2011 Pazar

No Totti, no party / Roma: 2 - 0 :Lazio

Maçın yazısını yazacak kadar izleyemedim maalesef. Ara ara bakabildim sadece. Neyse ki son dakikalarına dikkat kesilecek vaktim oldu. Daha iki gün önce bir arkadaşla çekiştirdik Totti'yi. Derbi adamı olduğunu bir kez daha gösterdi. Artık futbol adına çok fazla şey bulamadığım Roma derbisinin de izlenme sebebi Totti tabi ki. Ne de olsa "No Totti, no party".









4 Mart 2011 Cuma

Adidas Finale


28 mayıs'ta Wembley'de oynanacak Şampiyonlar Ligi finalinde tepilecek top İngiltere'de tanıtılmış. Tanıtıma da sanırım Londra'da apar topar getirip foto çekebilecekleri Nasri ile Kalou'yu davet etmişler. Arsenal-Chelsea finalini mi imâ ettiler bilmem ama bence bir İngiliz izleriz finalde. Benim favorim Barcelona-Manchester United finali.
Bundan önceki 10 topun şekli şemali ve ev sahipli yapan memleketler ise şöyleydi;



1-Milano, 2-Glasgow, 3-Manchester, 4-Gelsenkirchen, 5-İstanbul, 6-Paris, 7-Atina, 8-Moskova, 9-Roma, 10-Madrid