10 Şubat 2009 Salı

Scolari Gelirse...


3.5 yıl önce başladı Fenerbahçe'nin Felipe Scolari'yle flörtü. O zaman Dünya Kupası haftalarıydı. Fenerbahçe'yi 100. yılda yönetecek hoca hesapları yapılırken burun kıvıranı çoktu, 100. yıl münasebetiyle. Nihayetinde kupadan erken elenen Japonya'nın hocası Zico geldi. Fenerbahçe'de 2 yıl kaldı Zico, iyi de işler yaptı. Sonrasında bir şekilde kulüpten ayrılınca hoca adayları tekrar piyasaya çıktı. Bu sefer Euro 2008 haftalarına tekavül etti Fenerbahçe'nin hoca arayışları. Scolari yine listenin başındaydı. Ama bu sefer bir önceki kadar olası görünmüyordu Scolari'nin Fenerbahçe'ye gelişi. Zira hem Portekiz kupayı almaya yakın bir taraftı -ki kupayı alan hoca Chelsea varken Fener'e kalmazdı- hem de Avrupa'nın büyük kulüpleri yeni hoca arayışındaydı. Fenerbahçe yönetimi daha sonra gururla (!) dile getirdikleri üzere, henüz İspanya şampiyon olmamışken Luis Aragones'le anlaştı. Chelsea dururken Fenerbahçe'ye düştü Şampiyon'un hocası. Taraftar memnun muydu, hayır... Çeyrek finali geçememiş Portekiz'in hocası da Chelsea tarafından çoktan duyurulmuştu yeni menejer olarak.

Aragones de Scolari de kulüplerinde tam anlamıyla kabul görmediler ilk anda. Sonuçta uzun zamandır kulüp takımı çalıştırmamış, milli takım teknik direktörleriydiler. Belki Scolari'ye güvenin biraz daha fazlaydı ama ilk günden beri beklendiği gibi ikisi de takımlarını istenilen raya oturtamadı. Aralarındaki tek fark liglerinde Aragones'in büyük maçları kazanması, Scolari'nin ise kaybetmesiydi. Aralarındaki önemli bir benzerlik ise ikisinin de takımlarının süregelen iç saha hakimiyetlerini kaybettirmesiydi. Chelsea en dikkat çeken özelliği olan iç saha geleneğini Scolari'yle bozdu. 4 yıldır Avrupa Kupalarında Kadıköy'de yenilgi almayan Fenerbahçe ise Aragones'le çıktığı 3 Şampiyonlar Ligi maçında 1 puan alabildi. İki teknik direktör de takımlarının puana en çok ihtiyaç duyduğu dönemde hiç beklenmedik kayıplar yaşayınca aynı dönemde ciddi şekilde gönderilmeleri gündeme geldi. Chelsea daha tahammülsüzdü bu konuda, ilk kovulan Scolari oldu. Fenerbahçe yönetiminin "hocada istikrar" mottosu son alınan yenilgiyle birlikte yıkılır mıydı bilemem. Ama mutlaka Scolari'nin boşa çıkması Fenerbahçeli yöneticilerin kafasında bir ampul yakmıştır. Bugünden itibaren gündeme gelen hoca değişimi akıllarına yatar da Scolari'yi getirirlerse ne olur? Başta Brezilyalı oyuncular olmak üzere pek çok oyuncu memnun olur heralde. Ama yukarıdaki benzerliklere bir bakmak lazım, Scolari neyi farklı yapabilir?

5 yorum:

Donnie Brasco dedi ki...

Scolari Brezilyalı ve biz de Brezilya ekolüne daha uygun bir takımız. Kesinlikle Aragonesten daha faydalı olur (hoş kimse gelmese bile Aragonesten daha faydalı olur ya neyse)

Okhy Dokhy dedi ki...

enazından 10 kişilik rakibe karşı galibiyet için çift forvete döner ve alex'i oyundan çıkarmaz.

Adsız dedi ki...

yanlış mı duydum acaba?
fenerin aragonesi göndermemesinin nedeni istikrar mottosu değil 11 mil yonluk tazminatmış.doğru mudur?

talento dedi ki...

@Adsız: Tazminat olayını net bilmiyorum ama 11 milyon olduğunu da sanmıyorum. Çünkü Aragones'le 2+1 yıllık sözleşme yapıldı. Yıllık 3,5 milyon € alıyor diye biliyorum. Sözleşmesinde ilk 4 ayda gönderilmesi durumunda alacağı tazminada bağlı bir madde vardı ama o süre de aşıldı. Şu an karşılıklı feshedilmeye müsait gibi. En kötü ihtimalle önümüzdeki yıl alacağı da verilip feshedilebiliyor. Bu da 3,5 milyon + bu seneki kalan alacakları eder.

MOURINHO dedi ki...

4-2-3-1 i oturtabilir.