11 Eylül 2008 Perşembe

Tanburacı'nın Bıyığı

Fatih Terim günden güne Marlon Brando formuna giren mizacının farkında olacak ki tribini son damlasına kadar yaşıyor. Dün Türkiye-Belçika maçında bir ara 4. hakemi hizaya getirirken gördüm Fatih Hoca'yı, sonrasında rakip teknik direktörle olan münakaşasından haberdar oldum. Bu sabah da gazetelere düşen bol şahitli haberde Fatih Terim'in Osman Tanburacı'yı arayarak ağzına geleni ziyadesiyle sıraladığı söyleniyordu. Habere göre Fatih Terim, Tanburacı'ın yaptığı son yorumlara kızarak kendisini aramış, ama edilen küfüre bakıldığında bir birikimin ürünü gibi görünüyor bu öfke.
* * *

Gazetelerde yayınlandığı şekliyle diyalog:

Terim:

"Yahu Osman, biraz önce Sky TV’de konuşmuşsun, bana söylediler. Ben ne demişim? Gündem değiştiriyormuşum, öyle demişsin. Ulan bu ne biçim konuşma?"

Tanburacı bu üslup karşısında şaşırıyor, nezaket içinde:

"Hocam, beni hep böyle zamanlarda arıyorsun, bir kere de, nasılsın, diye arasana."

Terim’de fren tutmuyor:

"Ulan ben senin bıyığını s...."

Tanburacı yerinde fırlıyor, "Sen ne biçim konuşuyorsun" derken, sinirden zangır zangır titriyor. Milli Takım Teknik Direktörü kendini kaybediyor:

"Ulan ben senin, ananı, avradını s....".

Tanburacı, "Doğru konuş, konuşmasını öğren" diye bağırırken, Fatih Terim galiz küfürlerini sıralamayı sürdürüyor.

* * *

Muhtemelen basına yansıyan bu diyalog sonrası Fatih Terim, Tanburacı'ya "reddedemeyeceği bir teklif" yapacaktır...

-mevzubahis bıyıklar-

9 yorum:

Okhy Dokhy dedi ki...

ahahahhaa.süper dalmış şerefsizim!

ilkay dedi ki...

sen o kadar sinirlen gaza gel falan, önce bıyığa küfret, sonra ana avrat devam et.

adamın bıyığı isminden önce gidiyo valla.

aşkın dedi ki...

Hocam madem ekşisözlük yazarısın, şunu da sözlüğe yazmanı rica ediyorum, hesabım olsa ben yazardım:

Yıl 1998
Fransa'da teknik direktör Aime Jacquet'yi zor günler bekliyor.
Ülkede dünya kupası düzenleniyor ve herkesin beklentisi şampiyonluk.
Elde 84'lerin efsane kadrosu da yok, yeni isimler, yeni anlayış ve yüksek beklenti.Üstelik Cantona - Ginola gibi yıldızların artık milli takıma alınmaması ve defans ağırlıklı futbol, eleştirilerin dozunu iyice yükseltmiş.Öyle ki hocanın taşralılığı ve giyim tarzı bile eleştirilmeye başlanmış.
Turnuva başlıyor, Fransa güç bela da olsa ilerlemeye devam ediyor.Üstelik turnuvanın büyük bölümünde en büyük silahı Zidanê'dan Arabistan maçındaki cezası nedeniyle yoksun kalarak.
Sonunda şampiyonluk geliyor, Jacquet görevini bırakırken kendisini eleştiren medyaya tek bir cümleyle cevap veriyor:
''Onları asla affetmeyeceğim''
113. dakikadaki altın golle güç bela kazanılan Paraguay maçından sonra ''maç yazılarınızı değiştirmek zorunda bıraktığımız için özür dileriz'' demiyor.
İtalya maçından sonra ''başarısız olmamızı isteyenlere rağmen kazandık'' demiyor.
Hırvatistan maçından sonra finale çıkılınca ''beni eleştirenlere en iyi cevabı verdim'' demiyor.
Çünkü Jacquet meşgul bir insandı.
İstediği oyunu takımına oynatmakla meşguldü.
Terim de olmayan da tam olarak bu, meşguliyet.Ne bir oyun sistemi, ne en iyi kadroyu kurmaya çalışmak; varsa yoksa kazançtan sonra intikam hissi, kayıptan sonra suçlama.
Meşguliyeti olmayan bir insanın işi hariç herşeyle uğraşması da sürpriz değil.

massimo dedi ki...

@aşkın
keşke sen yazabilseydin bu yazıyı oraya. takdir edersin ki başkasının yazısını yazmak pek etik olmaz.

aşkın dedi ki...

Hocam yazı sahibi benim ve bu yüzden bir sorun olmayacağını düşünüyorum.Hatta yazının bir başkasına ait olduğunu yazmana da gerek yok.
Bunu neden rica ettim? Ülkenin en parlak gençlerinin toplandığı yerde bile başarıya biat var.O başarının nasıl geldiğine bakılmadan ''Terim başarılı, o halde bu davranışlar da onun başarılı sisteminin bir getirisidir, dolayısıyla da mübahtır'' anlayışı var.
Uefa kupasının ardından sistemli çalışmayı unutmuş bir insan nedeniyle bir takım davranışlar normal görülüyor.
Hatta bu normalleştirme uğruna Mourinho - Ferguson gibileri de olaya dahil edilip çarpık düşünce iyice pekiştiriliyor.
Kimse Hitzfeld - Lippi - Benitez - Löw - Ancelotti gibi örneklere bakmaya yeltenmiyor.
Ben senden bir ricada bulundum, kayıtsız şartsız.Yine de her kararına saygılıyım.

Sinem dedi ki...

ayıp yahu.. terbiyeye bak.. ya da terbiyesizliğe.. kilitlendim, yazacak kelime yok :)

talento dedi ki...

mutlaka buna da "helal olsun" diyenler olmuştur, rahat olun...

talento dedi ki...

fatih terim osman tanburacı olayında kesinlikle geri adım atmayacağını söylemiş süleyman rodop'a.

oddy dedi ki...

fatih terim iyiki futbolcu olmuşsun.
yoksa maraba olacaktın.

ama ne olursan ol insan olman çok zor.