14 Mayıs 2009 Perşembe

Zihniyet


Fenerbahçe son 26 senede olduğu gibi bu sene de Türkiye Kupası'nı alamadı. Seneye de alamazsa kimse büyük şok yaşamamalı, yaşamaz da. Ama ne var ki bugün Şadan Kalkavan, kendi sitesinde yaptığı açıklamalarda, Fenerbahçe finalde Beşiktaş'a kaybettiği için duyduğu utançtan ve yönetimin hatalarından bahsetmiş. Sonuç olarak da sözü, Aziz Yıldırım Yönetimi'nin artık bırakması gerektiğine getirmiş.

Adaylık planlarını daha önce açıklayan Şadan Kalkavan'ın yaptığı açıklamalar tamamen kupa finalindeki skora ve bu sezonun başarısızlığına dayanıyor. Şadan Kalkavan bu açıklamaları, yaklaşan kongrede Aziz Yıldırım'a rakip olması durumunda galip çıkamayacağını bildiği için mi yoksa cidden bahsettiği duygular dahilinde mi yaptı bilmiyorum. Ama her halükarda mantıklı bir dayanağı olmadığı kesin.

Durumla ilgili Beşiktaşlı bir arkadaşımın yaptığı yorumu görünce, klasik "altına imzamı atarım" tepkisini verdim. Birazdan okuyacağınız satırlar bana göre, Şadan Kalkavan ve benzeri zihniyeti sergileyen kişilere verilebilecek en mantıklı cevap niteliğindedir. Jessie'ye teşekkürler...

* * *

Şadan Kalkavan, ''Bundan sonraki dönemde Fenerbahçe'nin yeni başkana, yeni yönetime ve yeni transferlere, en önemlisi sportif başarılara ve istikrara ihtiyacı vardır'' demiş.

Hayır Şadan Bey, Fenerbahçe'nin yeni transferlere ve sportif başarılara ihtiyacı yok. Fenerbahçe'nin yeni bir zihniyete ihtiyacı var. Onca süre başkanlık yapmış bir başkanın top çizgiyi geçmedi diye başarısız kabul edilmesi zihniyetinin değişmeye ihtiyacı var.

Fenerbahçe yanlış transfer yapmışsa önce Aziz Yıldırım'ı eleştirmeyecek bir zihniyete ihtiyacı var. Guiza'yı aldı diye değil, hala ve hala bu işi profesyonellere bırakmadı diye eleştiren bir zihniyete ihtiyacı var.

10 yorum:

alengir dedi ki...

Doğru söze ne hacet!

bozzio levin stevens dedi ki...

bu "profesyonellik" de yeni moda oldu. sakız gibi herkesin ağzında. ne profesyoneli kardeşim? peter kanyon mu gelecek, neyin profesyoneli? türkiye'de böyle bir profesyonel mi var? en fazla rıdvan var başka kim var ya? hayır aziz yıldırım gitsin kalsın o ayrı ama şu profesyonel mevzu da kabak tadı verdi.

aethewulf dedi ki...

ben de uzun zamandır (en sonuncusu http://papazincayiri.blogspot.com/2009/05/cile-yl.html) benzer bir şeyi yazdım da, bu yorumu yapmamın sebebi "ne profesyoneli kardeşim türkiye'de profesyonel mi var" denmesi oldu.

profesyonel yok, çünkü profesyonellerin çalışabileceği bir mecra yok. türkiye'de transfer politikasını belirlemeyi profesyonel süreçlere bırakmış, dünyada geniş bir ağ kurmak üzere yatırım yapmış, bu ağdan gelen verileri içeride takımın ihtiyaçları doğrultusunda değerlendiren ve teknik direktör ile istişare halinde kulübün ekolüne ve karakterine uygun futbolcuları transfer eden bir futbol kulübü var mı ki profesyoneli olsun? önce bunun mümkün ve gerçekleştirilmesi gereken olduğunu düşünen bir zihniyet iktidarı elde etmeli ki, o zihniyet çerçevesinde bu kurumlar kurulsun, kimse de merak etmesin o kurumlarda çalışacak profesyoneller bulunur. barcelona, arsenal filan sanki ağaçtan topluyor profesyoneli, isveçten ithal ediyor.

oralarda ne oluyorsa burada da aynısı olur. tek fark, oradaki aklın burada olmaması, sen bana profesyonellerle çalışacak aklı göster ben sana uygun adamları bulurum merak etmeyesin.

Manzaranes dedi ki...

Zihniyet eksikliği bence de en büyük sorun. Öyle bir sorun ki çözülmesi en zor olan bu memlekette.

bozzio levin stevens dedi ki...

ben profesyonel olması aleyhtarı değilim. madem var böyle biri (muhtemelen eski bir futbolcu olacak bu profesyonel!) getirsin aziz yıldırım tabi kim karşı çıkabilir? fakat siz inanıyor musunuz profesyonel hata yapmayacak ve hata yaptığında aziz yıldırım müdahele etmeyecek? oraya profesyonel gelince her şey çözülüyor yani öyle mi?

ayrıca barcelona'nın "profesyoneli" johann cruyff. türkiye'de önce johann cruyff yetiştirelim de, sonra profesyonel yaparız. benim gördüğüm buna uygun tek adam rıdvan görünüyor. medyatik veya popüler olduğundan değil, kimse futboldan futbolcudan anlamıyor diyemez herhalde? onun dışında kimi yapacaksın? antu zihniyetiyle düşünürsek van hooijdonk'u çağıralım gelsin madem. maksat profesyonel olsun. efes pilsen de sponsor olsun..

talento dedi ki...

@bozzio: Mevzubahis bu işi yapan profesyonelin yaptığı veya yapmadığı hata değil. Aziz Yıldırım'ın yaptığı faydalı ya da faydasız transfer de değil. Transferi, bu işten daha iyi anlayan birileri yaptığı zaman, uzun vadede hata oranı düşer. Düşmese bile "futboldan anlamayan adamlar kafasına göre transfer yapıyor" anlayışı törpülenir. Bunun için de Cruyff'larla çalışmak şart değil. Mesela Gökhan Gönül'ü Fenerbahçe'ye ısrarla öneren Metin Diyadin olmuştur. Bu ülkede scout sistemine en uygun adamlardan biri olan Ogan Tarhan vardır, ki bu işi bir süre Galatasaray için de yapmıştır. Bilgisine itimat edilecek adam bulmak çok zor değil bu bağlamda. Hadi yıldız transferini geçtim en azından alt liglerdeki futbolcuların izlenmesini nispeten bilir kişilere bırakmayı kabul etmek zihniyet değişimidir. Bu bilinç şu an Aziz Yıldırım'da yoktur, bunun değişmesinin gerektiğidir savunduğumuz şey. Yoksa gelen profesyonel kulübe Iniesta'lar yağdıracağından değil...

bozzio levin stevens dedi ki...

aethewulf; bir de profesyonel adam getirmekle barcelona arsenal olabileceğimizi de düşünmek fazla iyimserlik olmuyor mu? spor kültürü var, maddiyat var, gelenekler var vesaire var. belki tuhaf bir örnek olacak ama, o zaman memleket olarak biz de başbakanı değiştirelim veya altına bir "profesyonel" atayalım hemen muassır medeniyet olalım, batı avrupa bize gıptayla baksın. o kadar kolay değil heralde?

yazında bahsettiğin ve aklıselim her fenerlinin karşı çıkacağı/çıktığı diktatörlük yerine profesyonellik olsun evet ama inancım yok benim. ne böyle bir mevkiyi kotarabilecek biri olduğuna dair, ne de gelince fark yaratacağına dair. profesyonellikten bahsedenlerin çoğu da laf olsun diye konuşuyor bence.

bozzio levin stevens dedi ki...

talento: profesyonelin görev sınırlarını sadece futbolcu izleyip tavsiye eden veya transferini gerçekleştiren adam olarak belirliyorsak, bu mevkiye aday çok tabi. ama benim anladığım profesyonellik biraz farklı. görevi çok daha kapsamlı değil mi o mevkideki adamın? futbol şubesinin her tasarrufu o mevkiye bağlı değil mi mesela? nasıl kabaca abramovich parayı veriyor, kenyon her şeyi idare ediyorsa.. "sports business executive" ben bu mevkiye uygun birini gerçekten tanımıyorum bilmiyorum. ya gider dışarıdan getirirler ya da oyuncu izlemeyi ayrı bir profesyonel yapar, mali işlere ayrı bir profesyonel bakar. sanmıyorum böyle şeyler olacağını. belki 10 sene sonra falan olabilir.

talento dedi ki...

Mutlaka yetkileri daha geniş olmalı. Ama mevcut düzende bu sisteme geçişin ne kadar zor olduğunu biliyorken bunun tek yolunun kademeli görevlendirme olduğunu düşünüyorum. Tabi ki bir adamı getirip, futbolla ilgili bütün kararlardan sorumlu yapılmasını bekleyemeyiz. Yakın tarihte pek mümkün olmayacaktır bu da. Bu nedenle belli ölçülerde yetkilendirme yoluna gidilmeli ilk aşamada. Kaldı ki bugün yönetimdeki çoğu kişi transfer de görüş bile belirtemiyorken, bir profesyonelin önerileri doğrultusunda transfer yapmak bile kaydedilecek büyük bir aşama olur.

alperensaylar dedi ki...

yahu ülkede bu transfer işini en "profesyonelce" yapan adam ilhan cavcav. hakikaten ne profesyonelliği:)