17 Mayıs 2010 Pazartesi

Yıkılan Umutlar


Son 4 yılda 2. kez aynı acıyı çekmek... Sanırım bu bu seneki acı diğerine göre daha ağrısızdı. En azından benim için öyleydi. şampiyonlukla çekiştiğimiz rakibimiz en az bizim kadar, belki de bizden çok istedi bu şampiyonluğu. Fenerbahçe son maçta şampiyonluğu kaçırdı ve elbette suçlu aranıyor. 2006 yılında Denizli'de şampiyonluğu kaçıran Fenerbahçe ile dün şampiyonluğu kaçıran Fenerbahçe arasında fark var. 2006'da şampiyonluk maçına mental olarak hazırlanamamış bir Fenerbahçe vardı. Dün durum çok farklıydı. Uğur Meleke Daum'un final maçlarına hazırlanamadığını yazdı. Haklıydı da.. Dün Daum Fenerbahçe hocası olarak 3 Türkiye Kupası finali ve 1 de son maçta lig şampiyonluğu kaçırmış olarak sahaya çıktı. Diğer finallerin aksine maçın başından beri arzulu ve inanılmaz tempolu bir Fenerbahçe izledik. Gol gelene kadar neler kaçtı neler. Gol gelince Trabzonspor defansı ancak nefes alabildi. 2. yarıda da yapılan değişikliklerle düşen tempoyu tekrar yükselirken yine bir çok gol pozisyonu kaçtı ve maç berabere bitti. Açıkçası 2006 yılındaki Denizlispor maçı beni törpülemiş. Bunu bugün daha net anlayabiliyorum. Şampiyonluğu kazanan Bursaspor'a da saygı duyuyorum ve şampiyonluklarını tebrik ediyorum.

Fenerbahçe taraftarı suçlu arıyor. Peki suçlu kim? Fenerbahçe bu noktalara tesadüfi gelmedi. 11 yıldır süren bir Aziz Yıldırım dönemi var ve bu takımın tüm kıvrımlarında Aziz Yıldırım'ın eğe izleri var. Aziz Yıldırım'ı 11 yıl boyunca kişisel olarak desteklediğim dönem azdır. Elbette desteklediğim dönemler oldu. Sonuçta bu takımın taraftarıyım ve başımdaki adam da benim başkanım. Aziz Yıldırım'ı yazmak için bu post yetmez. Daha fazlasını yazmak gerek. Konudan sapmamak adına kısaca suçlunun sadece Daum olmadığını belirteyim.

2 yılı aşkın bir süredir blog yazıyorum ve hangi tarz yazının ne kadar okunacağını, bloga giren tekil ziyaretçinin nasıl arttırılacağını çok iyi biliyorum. Aynı şeyleri tv yöneticileri, tv programcıları, gazete sahipleri ve yazarları da biliyor. 2006 yılında Fenerbahçe'nin kaybettiği şampiyonluktan sonra tek tesellim vardı. İnşallah artık şu ipe sapa gelmez ''maç satın alındı'', ''şampiyon belli'' gibi yorumlar kalkar diyordum. Kalkmadı... Bu sene daha şiddetlendi. Leo Franco'sundan Bobo'suna kadar herkesi Fenerbahçe satın almıştı. İnanın bana bunu yazanlar, konuşanlar bile siz inananlar kadar inanmıyor kendi yalanlarına. Burada taşı sadece Ahmet Çakar'a, Hıcal Uluç'a veya Reha Muhtar'a atmıyorum. Kendini elit futbol severi olarak isimlendiren çakma futbol severi fanatiklere de atıyorum bilesiniz. Ee artık birileri de ''Anadolu'dan kimseyi şampiyon yapmazlar'' demesin diyeceğim ama ileride daha çevirecek daha farklı geyikler bulur bizim çakma futbol severler.

Son olarak stat anonsuna değineyim. Anons ile ilgili en güzel sözleri Sadri Şener söyledi. Bulabilirseniz dinleyin lütfen. Evet orada komik şeyler olmuştur. Tebessüm edilebilir ama aşırı bir şekilde dalga malzemesi yapmak insanlığa yakışmaz. 1996'da Trabzonspor Fenerbahçe'ye yenildiğinde insanlar öldü. Bugün de ölebilirdi.

3 yorum:

erman tüneri dedi ki...

Aynen katılıyorum şimdi ne oldu lig temizlendi mi fenerbahce kazanınca şaibe kaybedince adalet

Arkhe dedi ki...

Eline sağlık.

Furkan Zengin dedi ki...

güzel özetlemişsin ellerine sağlık