29 Mayıs 2011 Pazar

Ordu 26 yıl aradan sonra

Ankara'da tarafsız sahada oynanıyor maç ama tribünler mor menekşe dolu. Sırf bu nedenden birçok futbolsever maç öncesi Orduspor'un Süper Lig'e çıkmasını istiyordu. Bense klasik hakedenin kazanması taraftarıyım. Son yıllarda "taraftarı olan takım", "şehir kulübü", "deplasmanın anlamı" tarzında yapılan yorumlara da inceden sinir oluyorum desem yeridir. Çünkü futbol aslında o kadar kirli ki bazı taraftarı az veya taraftarsız, küçük takımlar daha çok futbolu düşünebiliyor, futbolun ruhuna daha çok dokunabiliyor. Yanlış anlaşılmasın, girişte Orduspor'a laf çaktığımız yok, sadece genel Türk düşünürünün sığ yorumlarına küçük bir yorumda bulunmak istedim.
Ordu taraftarı bugün stadı ziyadesiyle doldurdu, maçın başlamasıyla birlikte tezahüratlarıyla takımlarına farkedilir bir şekilde etki de etti. Tebrik etmek gerek kendilerini. Onlar yıllardır bu anı bekliyorlardı, bugün de ellerinden geleni yaptılar. Yerinde izlediğim Kartalspor-Orduspor maçında da misafir tribünü tıka basa doldurmuşlardı, hatta yer bulamayanlar ile birlikte Kartalspor tribününde beraber de maç izlemiştik.
Maçta ise Mor Menekşeler, taraftarının iteklemesiyle Gaziantep Büyükşehir Belediyespor'dan daha fazla etkili olmayı başardı. İlk yarı boyunca her iki takım da üstün mücadele ve tempo ortaya koydu. Bundan mütevellit olacak ki ikinci yarı oldukça sıkıcıydı. Hatayı değerlendiren Orduspor oldu ve 88'de Ahmet Kuru'nun attığı golle 26 yıl aradan sonra Süper Lig'e çıkmayı başardı.
Sezon içinde çok gel-gitli bir dönem yaşadılar. Son gel-gitte Uğur Tütüneker kendi rızasıyla takımı bıraktı. Metin Diyadin'in de aslında toparlaması zor oldu. Takımın başında çıktığı ilk 4 maçın 3'ü evinde olmasına karşın hepsinden beraberlikle ayrılırken, son 3 haftada 3 galibiyet almayı başardılar. Play-off'un 3 maçında da iyi futbol ortaya koydular. Metin Diyadin'i bu kez Süper Lig'de görmek dileğiyle. Tebrikler...

1 yorum:

Mustafa B. dedi ki...

Hoşgeldiler lige.