14 Şubat 2011 Pazartesi

Efsaneye saygı


Ronaldo bizim kuşağın ilk fenomeniydi. Aklımın futbola ermeye başladığı yıllarda Barcelona'ya transfer olmuştu. Barça'da 49 maça çıkıp, 47 gol atmış bir adamdan bahsediyoruz. Bugün Messi'den bahsederken arkasından Xavi ve Iniesta'yı da muhabbete katarız. Ronaldo öyle değildi. Başlı başına bir yıldızdı o. Hayatını zindan eden o diz sakatlığı çok hırpaladı 'el fenomeno'yu. Aylar sonra oynaması muhtemel ilk maçı olan Inter-Lazio karşılaşması için ekran başına kurulmuştuk. Ronaldo ikinci yarıda oyuna girdi ve bir pozisyonda topla dans ederken yerde kaldı. Acı içinde kıvranıyordu. Sanırım o gün ekran başında sadece benim değil milyonların içine bir taş oturdu.
Dünya Kupaları da Ronaldo ile güzeldi. 1994 Amerika'da yedekteydi Brezilyalı. 1998 ve 2002 de muazzam futbol sergiledi. 2006'da ise sadece o değil, Brezilya takım olarak kötüydü. Zaten toplam 15 golle Dünya Kupaları'nın en golcü oyuncusu. 1998 finalinde hasta oynayamayacak denmesine karşın sahaya çıkması, topu yakalayamayacağını anlamasına rağmen Barthez'in üzerine gitmesi de tepki almıştır lakin o kadar kusur kadı kızında da var.
Kariyerinin hiç de azımsanmayacak bir bölümünü sakatlığının gölgesinde geçirmeseydi bugün Ronaldo hakkında çok daha uçuk şeyler yazıyor olurduk. Çünkü o gerçek bir yıldızdı. İzlediğim futbolcular arasında dar alanda en çabuk hareket eden isimdi. Koca göbeğine rağmen Real Madrid'de oynaması onun eşsiz yeteneği sayesindeydi. Adını Pele'nin, Maradona'nın yanına yazmamız gerekir.

4 yorum:

anil dedi ki...

benim izlediğim en iyi oyuncu. tamam bugün messi'yi filan konuşuyoruz ama ben bu adamdan aldığım futbol zevkini başka kimseden almadım. gerçek bir futbolcu.

Adsız dedi ki...

klose gecti onu

massimo dedi ki...

@adsız
yanılıyorsunuz.
klose'nin dünya kupasında 14 golü var. ronaldo'nun 15.

cesc dedi ki...

@adsız

massimo'nun dediği gibi, Ronaldo'nun 15 golü, Klose'nin 14 golü var. Az totem yapmadık 2010 yazı boyunca, az dua etmedik Klose Ronaldo'yu geçmesin diye.. =)